Cep telefonu temizliği yapılırken önce cihaz kapatılmalı ve kulaklık, şarj aleti gibi tüm harici kablolar çıkarılmalı.
Temizlik için yumuşak, hafif nemli, tüy bırakmayan bir bez kullanılmalı. Temizlikte kullanılacak sıvı maddeler kesinlikle cihazla direkt temas etmemeli, herhangi bir temizlik maddesine batırılmamalı.
Dezenfektan veya sabunlu suyla nemlendirilmiş bezle cihaz hafifçe silinmeli. Özellikle ekran yüzeyi, parmak izi okuyucusu gibi bölümlere zarar vermemek için silme işlemi baskı uygulanmadan, hafifçe yapılmalı.
Silme işlemi esnasında cihazdaki şarj ve kulaklık girişi gibi açıklıkların neme maruz bırakılmamasına dikkat edilmeli. Bu işlem bittikten sonra kuru biz bezle telefon tekrar silindikten sonra kullanıma açılmalı.
Bir cep telefonu üreticisi de destek sayfasından cep telefonlarının dezenfeksiyonları sırasında yapılması gerekenlerle ilgili bilgi notu paylaştı.
Yazın da, "Yüzde 70 izopropil alkollü mendil veya dezenfektan mendil kullanarak telefonunuzun dış yüzeylerini hafifçe silebilirsiniz. Ağartıcı madde kullanmayın. Açıklıkları neme maruz bırakmayın ve cihazınızı herhangi bir temizlik maddesine batırmayın." uyarısı yer aldı.
corona virüsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
corona virüsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Mart 2020 Çarşamba
3 Mart 2020 Salı
Corona virüsü ilacı Van'da bulundu
Çin'de ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan, 3 bine yakın insanın ölümüne neden olan koronavirüse çare bulmak için tıp dünyası seferber olmuşken, Van'dan çarpıcı bir iddia geldi. 30 yıldır hekimlik yapan Mehmet Kasım Alageyik, koronavirüsün ilacını bulduğunu öne sürdü.
Van’da yaklaşık 30 yıldır hekimlik yapan Gönül Baharat isimli iş yerinin sahibi Mehmet Kasım Alageyik, dünyanın gündeminde olan ve binlerce kişinin ölümüne neden olan koronavirüsü ilacını bulduğunu iddia etti. Bitkisel ürünlerle elde ettiği ilacın daha önce kanser, tümör, mide kanseri, astım ve bronşit başta olmak üzere birçok hastalığa çözüm olduğunu ifade eden Alageyik, “Televizyondan öğrendim. Akciğer filmlerini çekiyorlar. Bende filmlerden biraz anlıyorum. Akciğerdeki o virüs; orayı çürütüp, akciğeri devre dışı bırakıyor. Ben de astım, bronşit, akciğer kanserlerini tedavi ettiğim için biliyorum. Bu hastalıklar tedavi oluyorsa, bu da tedavi olur. Yüzde 95, hatta yüzde 100 ilacın koronavirüsüne iyi geleceğini diyebilirim” dedi.
"İLAÇ YÜZDE 100 İYİ GELECEK" Koronavirüsünün ilacının üç ayrı ilaçtan oluştuğunu belirten Alageyik, “İki tanesi tek ve ayrı otlardan oluşurken üçüncüsünü ise 5 otun karışımından elde ettim. Biri akciğerdeki virüsü öldürürken, biri akciğerdeki mikrobu dışarı atıyor, biri de tahrip olan akciğeri yeniliyor. İlaç yüzde 100 iyi gelecek. Devlet gelsin, vereyim. Test etsinler. Bu ilaçlar 15 ile 20 gün içerisinde hastayı tedavi eder” diye konuştu.
"SADECE KANSERLİ 500 HASTAM VAR" İlaçların koronavirüsü dışında birçok hastalığa faydalı olduğunu da sözlerine ekleyen Alageyik, “Sedef hastalığı ve bazı şeker hastalıkları hariç hemen hemen tüm hastalıklara iyi geliyor. Beyin felci, sarılık, sara, kalp ve böbrek yetmezlikleri, prostat, kangren, tümör, mide kanseri, cilt kanseri ve egzamaları, damar tıkanıklığı ile bel fıtığını tedavi ediyorum. Sadece kanserli 500 tane hastam var. Bunun yanında Ankara’daki bir doktorun 16-17 gün ancak yaşayabilir dediği bir hasta geldi. Beyin tümörü 7 santimetreydi ve şuuru gitmişti. Ben 15 günde tedavi ettim, şuuru yerine geldi. 4 ay içerisinde de beyin tümörü, akciğer ve mide kanserinin de olduğu hastayı tedavi ettim. Şimdi sağlığı yerinde ve yaklaşık 80 yaşındadır” dedi. Hekimliği dedesinden öğrendiğini dile getiren Alageyik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dedem, annem ve halam hekimlik yapardı. Bende onlardan öğrendim. Ürünlerin bir kısmını dağlardan topluyorum. Bir kısmını ‘İran’dan bir kısmını da Mersin’den getiriyorum. Her bölgenin otu ve dolayısıyla ilacı farklıdır. Burada olan Mersin’de olmaz, Mersin’de olan burada olmaz. Onun için dışarıdan getiriyorum. Bazı ilaçlar tek ottan oluşurken bazı ilaçlar ise 5-6 ottan oluşuyor. Kaynatarak suyunu süzüyorum. Daha sonra buzdolabında muhafaza edip hastalara tarif ederek veriyorum.” (İHA)
Van’da yaklaşık 30 yıldır hekimlik yapan Gönül Baharat isimli iş yerinin sahibi Mehmet Kasım Alageyik, dünyanın gündeminde olan ve binlerce kişinin ölümüne neden olan koronavirüsü ilacını bulduğunu iddia etti. Bitkisel ürünlerle elde ettiği ilacın daha önce kanser, tümör, mide kanseri, astım ve bronşit başta olmak üzere birçok hastalığa çözüm olduğunu ifade eden Alageyik, “Televizyondan öğrendim. Akciğer filmlerini çekiyorlar. Bende filmlerden biraz anlıyorum. Akciğerdeki o virüs; orayı çürütüp, akciğeri devre dışı bırakıyor. Ben de astım, bronşit, akciğer kanserlerini tedavi ettiğim için biliyorum. Bu hastalıklar tedavi oluyorsa, bu da tedavi olur. Yüzde 95, hatta yüzde 100 ilacın koronavirüsüne iyi geleceğini diyebilirim” dedi.
"İLAÇ YÜZDE 100 İYİ GELECEK" Koronavirüsünün ilacının üç ayrı ilaçtan oluştuğunu belirten Alageyik, “İki tanesi tek ve ayrı otlardan oluşurken üçüncüsünü ise 5 otun karışımından elde ettim. Biri akciğerdeki virüsü öldürürken, biri akciğerdeki mikrobu dışarı atıyor, biri de tahrip olan akciğeri yeniliyor. İlaç yüzde 100 iyi gelecek. Devlet gelsin, vereyim. Test etsinler. Bu ilaçlar 15 ile 20 gün içerisinde hastayı tedavi eder” diye konuştu.
"SADECE KANSERLİ 500 HASTAM VAR" İlaçların koronavirüsü dışında birçok hastalığa faydalı olduğunu da sözlerine ekleyen Alageyik, “Sedef hastalığı ve bazı şeker hastalıkları hariç hemen hemen tüm hastalıklara iyi geliyor. Beyin felci, sarılık, sara, kalp ve böbrek yetmezlikleri, prostat, kangren, tümör, mide kanseri, cilt kanseri ve egzamaları, damar tıkanıklığı ile bel fıtığını tedavi ediyorum. Sadece kanserli 500 tane hastam var. Bunun yanında Ankara’daki bir doktorun 16-17 gün ancak yaşayabilir dediği bir hasta geldi. Beyin tümörü 7 santimetreydi ve şuuru gitmişti. Ben 15 günde tedavi ettim, şuuru yerine geldi. 4 ay içerisinde de beyin tümörü, akciğer ve mide kanserinin de olduğu hastayı tedavi ettim. Şimdi sağlığı yerinde ve yaklaşık 80 yaşındadır” dedi. Hekimliği dedesinden öğrendiğini dile getiren Alageyik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dedem, annem ve halam hekimlik yapardı. Bende onlardan öğrendim. Ürünlerin bir kısmını dağlardan topluyorum. Bir kısmını ‘İran’dan bir kısmını da Mersin’den getiriyorum. Her bölgenin otu ve dolayısıyla ilacı farklıdır. Burada olan Mersin’de olmaz, Mersin’de olan burada olmaz. Onun için dışarıdan getiriyorum. Bazı ilaçlar tek ottan oluşurken bazı ilaçlar ise 5-6 ottan oluşuyor. Kaynatarak suyunu süzüyorum. Daha sonra buzdolabında muhafaza edip hastalara tarif ederek veriyorum.” (İHA)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

